açmak kelimesinin Eş anlamı nedir?

açmak sözcüğünün Eş anlamlısı = uzaklaşmak ➤

  1. [-i] Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek
    • "Kapıyı açan hizmetçi benim kadın olduğumu anlamadı." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Babam açtı ağzını, yumdu gözünü ... öyle şeyler söyledi ki ben burada mümkün değil tekrarlayamam." (Ömer Seyfettin)
  2. Bir şeyin kapağını veya örtüsünü kaldırmak
    • "Örtüyü açmaya mecburum." (Refik Halit Karay)
  3. Engeli kaldırmak
    • "Karla kapanan yolu açmak."
  4. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak
    • "Kadın hamalı dışarı çıkardı, sonra çantasını açıp birkaç lira çıkardı." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak
    • Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak
      • "Tıkanmış boruyu açmak."
    • Çevresini genişletmek
      • "Anıtın çevresini açmak."
    • Birbirinden uzaklaştırmak
      • "Kollarını açtı."
    • Yarmak
      • "Çıbanı açmak."
    • Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak
      • "Yumağı açmak."
    • Bir toplantıyı başlatmak
      • Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek
        • "Bu heykeli açmak için bir seneden beri münasip bir fırsat kollanıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
      • Bir aygıtı, bir düzeneği çalışır duruma getirmek
        • "Radyoyu açmak."
        • "Elektriği açmak."
      • Alışverişi başlatmak
        • "Bakan, tütün piyasasını açtı."
      • Rengin koyuluğunu azaltmak
        • "Bu boyayı biraz daha açmalı."
      • Yakışmak, güzel göstermek
        • "Bu renk odayı açtı."
      • Ferahlık vermek
        • Beğenmek
          • "Burası beni açmadı, başka yere gidelim."
        • Bir konu ile ilgili konuşmak
          • [-i] Avunmak veya danışmak için söylemek, içini dökmek
            • "Size derdimi açmaya geldim." (Falih Rıfkı Atay)
          • [nsz] Yapmak, düzenlemek
            • "Sınav açmak."
          • [nsz] Ayırmak, tahsis etmek
            • "Senin için üst katta bir oda açtık."
          • Görünür duruma getirmek
            • "Kollarını, göğsünü açmış."
          • [nsz] Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak
            • Satranç, poker vb. oyunları başlatmak
              • [nsz] Geçit vermek
                • "Evin arka tarafına geçmek için kapı açtık."
              • Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek
                • "Öğretmen sürekli konuşuyor, öğrenciyi açmak istiyordu."
              • Savaşla almak, fethetmek





                Şunlara da göz atmak isteyebilirsiniz:



                Paylaş


                Copyright 2021 © Kelime-Bul. Tüm hakları saklıdır - Kelime-Bul.com

                Kullanım Şartları / Gizlilik Politikası