Kelime-Bul Blog

Ülke Genelinde Ders Saatleri Kısalıyor Mu?

4 Nis 2019 Ilayda guncel

Geçtiğimiz yazıda da bahsettiğimiz gibi eğitim bir ülke için çok önemli bir unsurdur. Eğitimle kendinden söz edilirsin, örnek alınırsın. Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi ''Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.'' sözünü unutmamak gerekir. Ama maalesef eğitimde yapılan onca değişiklikler hem öğrencileri hem de eğitimcilerin kafasını yoran bir sistem haline geldi. Her an her şey değişebilmekte ya da kaldırılmaktadır. Geçtiğimiz günlerde de okullardaki ders saatlerinin uzun olduğundan ders saatlerini kısaltılacağını, denildiğine göre sınav eksenli modelden çıkılacağını ve okullarda tasarım atölyelerinin de kurulmasından dolayı da haftalık ders saatlerinin azaltılıp teneffüslerin arttırılması gündeme oturdu. 

Yeni vizyon yayınında öncelik olarak öğrencilerin sınav odaklı bir ezber merkezli bir eğitimden uzaklaştırıp daha çok kavrama ve keşfetme modeline geçileceğini duyuruldu. Bundan dolayı yeni dönemde müfredat, öğrenciye sadece bilgiyi değil aynı zamanda bilgilerini kullanarak yeteneklerini ortaya çıkaran, özgüven kazandıran ve evrensel değerleri aktaran bir içeriğin olanacağı bildirildi. Türkiye'deki hem okul yetersizliğinden dolayı hem de sınav odaklı bir sitemden dolayı öğrencilerin yetenekleri keşfedilemiyor. Çoğu öğrencilerinin de şikayeti olan okul sürelerinin uzun olmasından dolayı derste uyuyan öğrenciler görmek mümkün. Ağaç yaş iken eğilir atasözünün de anlattığı gibi küçük yaşlarda bireyleri eğitmek, her türlü bilgiyle donatılmaya elverişlidir. Ama maalesef Türkiye'deki eğitim sistemi küçük yaşta öğrencileri okullardan bıktırmak oluyor. Sabahçı ve öğlenci olan bazı okullarda iş daha farklı tabii. Daha güneş bile çıkmadan eğitime bağlayan öğrenciler mi yoksa öğlen okula başlayıp da akşam saat altı-yedi gibi okulu biten öğrenciler mi desek. Zaten okul bir günün yarısını öğrencilerin elinden almış oluyor. Bundan dolayı da öğrencilerin de başka aktivitelere zaman bulamıyorlar. 

Yapılan bir araştırmaya göre bir öğrencinin en iyi ders dinleme vaktinin 25 dakika olduğunu bu dakika içinde öğrenciler daha verimli olduğunu ve ilk 25 dakikadan sonra öğrencilerin dikkati dağıldığını kanıtlanmıştır. Biz ders süresinin kısalacağından bahsediyoruz ama öğretmenlerin de en büyük derdi ise gereksiz kazanımları. Özellikle öğretmenlerin en çok isteklerinden biri olan kazanım sayısı azaltılması. Özellikle kazanım sayısının fazla olan derslerin yetişilmediğine yanan öğretmenlerin öğrencilerine bilgiyi değil ezbere dayalı öğrettiklerinden dolayı sınavlarda da başarılı olamadıklarından bahsetmektedirler. Ezbere dayalı bir sistem olduğundan öğrenciler o gün öğrendiği bilgiyi belki 1 ay belki de 3 ay içinde unutup gidiyor. Onun yerine bilgiyi ezbere değilde öğretmeye yani kendi kendine kavramaya dayalı bir sitem olsa çocuklar zehir gibi olurlar. Ama biz onların yeteneklerini görmezden gelip bütün branşlarının müthiş olmasını bekliyoruz. Bir çocuğun sözel yeteneğini iyiyse, ona göre bir yol göstereceğimiz yerine biz zayıf olan yönüne yükleniyoruz. Onun yerine güçlü yerinden yüklensek belki bir bilim adamı belki bir yazar olabilme şansı var. Ama biz maalesef sınav odaklı bir sisteme sahip olduğumuzdan dolayı çocuğu testlerle boğuyoruz. Belki bu yeni adımlar bizi ezberci bir sistemden uzaklaştırabilir. Her yeni sıcak gelişmeler için Güncel Haberler kısmından okuyabilir ve siz de yorumlarınızı yorumlar kısmından bize iletebilirsiniz. 
 



BLOG Listesine Geri Dön

Paylaş


Copyright 2019 © Kelime-Bul. Tüm hakları saklıdır - Kelime-Bul.com

Kullanım Şartları / Gizlilik Politikası